Posted 1 year ago

Eheh, ölmedim. Gerçi doktorlar altı ayla iki sene arasında bir zamanda belli olacak diyorlar. Hayırlısı.

Posted 1 year ago

Deli, aklı dışında her şeyini kaybetmiş kimselere denir.

Posted 1 year ago

Hala seni büyük bir özlemle bekliyorum ama…

…Gelmeni istemiyorum.

Posted 1 year ago

Bu fotoğrafa iyi bakın, ayrıntıyı fark ettiğinizde gülmekten sıçacaksınız.

Posted 1 year ago

fightclubber:

Şimdi herkesin o çok sevdiği pokemonla ilgili gerçekleri öğrenme vakti geldi -herkesin dünyası başına yıkılacak nihaha çok pisim çok-

Posted 1 year ago

Tarkan’la tanışmış ׺°”˜”°º×b@byqirl_16׺°”˜”°º× kadar mutlu olmak istiyorum.

Posted 1 year ago

Tumblr Turkey!

kendinikertenkelebek:

Türkiye’deki tumblr kullanıcılarının MSN Messenger üzerinden konuşabilecekleri, tanışabilecekleri, fikir paylaşıp, gırgır şamata yapabilecekleri güzide bir ortam. sanırım henüz kimsesi yok. yapmanız gereken aşağıda belirtilen mail adresini reblog’larınızla olabildiğince fazla insana ulaştırmak, ve msn listenize eklemek.

group1384108@groupsim.com

afişe olmamak isteyenler için not: mail adresiniz gözükmüyor.

şöyle bir şey de olacakmış ilerleyen günlerde; http://tumblrturkey.tumblr.com

Posted 1 year ago
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Bugün Türkçe bir şarkı paylaşmak istedim.

Posted 1 year ago

Dershane açıldığından beri çok keyifsizim. Tumblr’dan falan da iyice koptum, ne okumak ne de yazmak gelmiyor içimden. Oysa sınıfımdaki tiplerin tarafımca çıkartılmış kişilik analizlerini yazacaktım buraya uzun uzun. Ama yazacak bir şey de yok ki, en iyi sınıftayım(öhm) ve bütün öğrenciler ömürleri boyunca evden okula, okuldan eve yaşamış tipler. Kızlar bıyıklı falan(Kendimi temin ederim).

Sanırım bu böyle devam ettiği sürece, “Üç-beş gün Tumblr’a girmedi diye unutulan kullanıcı” sıfatına en çok ben mazhar olacağım.

Öyle yani.

Saygılar.

Posted 1 year ago

Söylemek istediğim çok şey var. Ama düşündükçe vazgeçiyorum. Doğru zaman değil diyorum, karşılık bulamam diyorum, anlaşılmam diyorum… Ama bir de benim cesaretimi tetikleyecek bir takım şeyler var. Onlar düşünüldüğünde her şey fazlasıyla umutlu. Fakat o tetikleyicilerin de ikinci tarafını düşünüyorum, “Acaba?” diyorum, içime bir kuşku düşüyor.

Bazen her şeyi tamamen hayatımdan çıkarmak istiyorum, unutmak istiyorum, düşünmemek istiyorum, sadece aradan on yıl kadar geçtiğinde dönüp hatırlamak, merak etmek ve sadece gülümsemek istiyorum.

Bazen nefret ediyorum, bazen hiçbir şey hissetmiyorum, bazen çok özlüyorum, bazen çok istiyorum, kendimi tutamadığımı hissediyorum, gücümü son raddesine kadar kullandığımı hissediyorum, ama bazen de çok tepkisiz kalıyorum. Aklıma bir takım şeyler geldiğinde hiçbir şey düşünmüyorum ve hissetmiyorum.

Bazen geçmişe dönmek istiyorum, o döndüğüm yerde takılı kalmak istiyorum. Bazen her şeyin bugünde eskisi gibi olmasını istiyorum. Ama bazen de geçmişe dönmek, hasret gidermek ama sonra tekrar olduğum güne dönerek bu duruma devam etmek istiyorum. Ne kadar karmaşık olduğunun farkındayım.

Bazen sadece bekliyorum. O gün geldiğinde doğru zamanın içinde olduğumu hissedeceğimi düşünüyorum. Ama aynı zamanda pişman oluyorum çok şey mi kaçırıyorum, ben hata mı yapıyorum diye. Ama aynı zamanda korkuyorum, ya öyle bir zaman yoksa diye…

Çok şey anlatmak istiyorum, her şeyi anlatmak her günümde, her anımda aklımdan geçenleri… Kafamda kurdukça anlatacaklarımın fazla anlamlılığından anlamsızlaşıyor her şey. Vazgeçiyorum, susuyorum. Sadece izliyorum. Gördüklerim karşısında iyice kafam karışırken daha fazla susuyorum.

Bildiğim tek bir şey var, ben artık gerçekten bütün bu olanlara dayanamıyorum.